23 Nisan Üzerine : Avukat Abdurrahman KAYMAK

Biraz Kandıra Biraz 23 Nisan

Söze birçokları hatırlarsınız değil mi diye başlar, ben aksi adamım. Unutmadınız değil mi diyerek başlamak istiyorum. Tüm isyankâr duygulara, tüm yapıcı muhalif karakterlere atfen böyle olmak geliyor içimden. Çünkü unutmak belki de unutulmak kadar acı bir duygu hali olamaz bence.

Sadece bu nedenle Kandıra hafızamın en taze yeri olsun istiyorum. Tıpkı bir sevgiliye, evlada duyulan özlem gibi…  Neden biliyor musunuz? Kandıra sadece haritada bir bölge değildir. Kandıra Ağva’dan başlayıp Adapazarı’nda bitmez. Ya da Anadolu’nun Karadeniz’e bir kıyısı değildir sadece.

Kandıra Mustafa Kandıralı’dan Turan Güneş’e kadar geniş bir coğrafyadır. Kandıra, Anadolu’da bir Kuvayı Milliye Hareketidir. Kocaeli’nin kıymetlisidir. Hala Şile’nin nüfus kayıtlarının Kandıra arşivlerinde olduğunu biliyor muydunuz? Kaynarca’nın geçmişte Kandıra’ya bağlı olduğunu hatırlayanlarınız en azından duyanlarınız vardır.

Benim görgüye dayalı bilgim bu kadar eskiye gitmiyor tabi, ama benim de hatıralarım var bu uçsuz bucaksız Kandıra’da.

Ben Zafer İlkokulu’ndan mezun olan şanlı çocuklardandım. Herkesin herkesi tanıdığı, kimin çocuğunun kimin çocuğu ile oynadığı bilinen yıllardı. Kimse henüz Özel Okullara ve apartman hayatına hayran değildi ve hepimiz aynı önlüğü giyerek eşittik. 23 Nisan provaları üç hafta öncesinden başlardı. Kimimiz bando takımındaydık, kimimiz folklor ekibimde… Ama bu kadar müthiş bir heyecanı kaç kez yaşadın deseniz 23 Nisan kadar derim herhalde. Bizim mavi beyaz bando elbiselerimiz vardı. Akçakoca ve Mehmet Akif’in ise kırmızı beyaz.

Kandıra Belediyesi’nin önünde kurulan protokol tribünü önünden en hatasız hangi okul geçecek, annem-babam beni izleyip gurur duyabilecek mi diye 22 Nisan gecesi başlayan ve yarı uyanık yarı uykulu gecen heyecan dolu saatler… Şimdiki Zabıta Bürosunun önündeki merdivenlerin hemen başına kurulurdu protokol, tam karşısında Atatürk Büstünün olduğu parkın sol ucuna programı sunacak biri bayan biri erkek iki öğretmen için kurulan kürsüyü de unutmamak gerekli. Hatta sonraları parkın tamda o köşesinde Soydan Büfe’de vardı, hatırlayanlarınız olacaktır.  Şimdiki İş Bankası’nın olduğu eski Pazar yeri okulların geçit töreni için bekledikleri bir yerdi. Devlet Hastanesi’nin bitişi olan eski açık pazar yerinin başında Kenan Abi’nin akaryakıt istasyonu vardı.

Bizim bandonun arkasında Okul Müdürümüz Üzeyir Yalçın Hoca olurdu. Deyim yerindeyse asker gibi yürür, öğrencilere geçit töreninde nasıl yürüyeceklerini gösterirdi. Allah nur içinde yatırsın, iyi bir öğretmenimizdi. Beri yandan hangisi kötüydü ki! Hepsinden Allah razı olsun. Şimdi sizlerin dikkatini birine çekmek istiyorum. Bu törenlerin gizli bir kahramanı vardı. Değeri yıllar sonra anlaşılabilecek biri “Musti Abi”. Bana sorarsanız Kaymakam’dan dahi büyük bir forsu var bugün. Neden biliyor musunuz? Çünkü Mustafa Abi bütün bir çocukluğumuzu kayıt altına alan ve bugün dahi hafızalarımızı taze tutmayı başaran tek insan. Kandıranın tüm çocukları Mustafa abilerine çok büyük bir teşekkürü borçlular. Mustafa Abi çocukluğumuzun en güzel zamanlarını bugüne kadar sakladığın için tüm Kandıra Çocukları adına size teşekkür ederim.

Siz hiç 23 Nisan’da Jandarma Komutanı olduğunuz mu? Ya da hiç şiir okuma şansınız oldu mu koca bir İlçe’ye? Ben o şanslı çocuklardanım. Milli duyguların içselleştirildiği en güzel kolektif harekettir 23 Nisanlar 19 Mayıslar… Biz sadece tüm dünya çocukları içerisinde en şanslı olanlar olup bize özel bir bayramı kutlamıyormuşuz, biz aynı zamanda üniter bir devlet olmak için çocuklarımıza milli duyguları aşılıyormuşuz 23 Nisan’da.  Bayram sonrası Turan Güneş Kültür Merkezi’nde 23 Nisan Balosu olurdu. Sadece çocukların eğlendiği harika bir etkinlikti. Bir de inci pastanesinde tören sonrası limonata ve peynirli börek merasimi yapardık ki, bu iş de bir 23 Nisan geleneği idi.

Ben 36 yaşında Cahit’e göre yolun yarısını geçmiş nisbeten genç bir Kandıralı kardeşiniz olarak mutlu bir çocukluğu Kandıra’ya borçluyum. Kandıra’ya ve Kandıra’nın güzel insanlarına…

Abdurrahman KAYMAK

3 thoughts on “23 Nisan Üzerine : Avukat Abdurrahman KAYMAK

  1. Yazınızı olurken ne kadar ortak hatıraları paylaşmış olduğumuzu fark ettim. Ben de o kürsüde bir kaç kez şiir okuma şansını buldum. Tören ardından heyecanla ve tatlı bir yarışın sonunda “biz kazandık biz kazandık” coşkusuyla okulumuza dönüşümüzü hatırlıyorum.
    Size ne kadar katılıyorum, bizler varlıklı ya da değil aynı eğitime erişebilen bir nesli temsil ediyoruz. Ayrıca varlıklı ya da değil uçurumun bu denli derinleşmediği dönemlerdi ve yaşamlarımız çok daha mütevaziydi.
    Kandıra’da geçen çocukluğum nedeniyle ben de kendimi şanslı sayıyorum.
    Bence dünyanın en güzel simitini yapan Yüksel Amca’yı da anmadan geçmemek lazım. Bir elde simit diğerinde dondurma yine Kandıra’ya özgü çocukluk anılarımızdandı.
    Teşekkürler paylaşımınız için

    1. Kıymetli Hocam, Kandıra ortak paydasında buluşmanın verdiği mutluluk ile saygılar sunar, ben teşekkür ederim.
      Abdurrahman

    2. Ah genç delikanlı, babasının jandarma astsubayı olmasından ötürü ilkokulu dört ayrı ilçedeki dört ayrı okulda ve orta okulu ise iki ayrı yerde bitirmiş biri olarak seni en iyi ben anlarım. Mardin, İdil, Balya ve Antakya’da 23 nisanlarda şiir okumak nasıl bir duygudur bilirim.
      Keşke her çocuk en az bir defa o heyecanı yaşasa ..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.