ÇOCUKLUĞUMDAN Engin ECEVİT

Çocukluğumdan;

Sokaklarında oyunlar oynadık. Büyük, küçük demeden, kardeşçesine

Oyuncakların bol bulunmadığı dönemlerde kendi oyuncaklarımızı yaptık, oyunlarımızı da kendimiz kurduk.

Dışarıda oyun oynarken Askeriye’den gelen bandonun güçlü ve düzenli sesi bizi etkisi altına alır, kendimizi ritmik yürüyüş yaparken bulurduk.

Raap , rap, rap, ra ba rap……

Davulun tokmağı güm diye vurduğunda içimiz titrer coşkuyla dolardı. Çünkü davul sesinin ardından klarnet sesi duyulurdu. O da bizim için düğün-dernek –bayram ve neşe demekti.

          Heyamolalarda ,kına gecelerinde ve gelin almaların da mahalli sanatçılarımızın çaldıkları müziklerden duyulan doğru ritimleri ve nağmeleri hafızalarımızda biriktirdik.

          Sokakta oynarken hiç saat kullanmadık. Kulağımız ezan sesinde olurdu. Nasıl da güzel okurdu hoca effendi Şefik Camiinin minaresinden. Elini kulağına dayar ,ses tesisatı kullanmadan ,musikimizin makamlarına uygun seslerle adeta ruhumuzun tellerini titretirdi.

          Sokak satıcılarının nidalarında bulduğumuz ritim ve melodiler de bizim kulağımıza yer etmiştir. Çocukluktan itibaren Kandıra sokaklarında kulağınız ve dikkatiniz çok yönlü gelişirdi.

Sokaklarımız halkımızın zevk eğitimine böyle katkı sunardı…  

Engin ECEVİT

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.