Yılbaşı Denince- Ayhan YALÇIN

Yılbaşı denince aklımıza bir çok şey gelir.Bunlardan bir kaçını yazalım; Hediye almak,milli piyango bileti almak,çam ağacı alıp, onu güzelce süslemek,ailecek ya da eş dost, arkadaşlarla bir araya gelmek,yılbaşı kıyafetleri almak, tombala oynamak vb…


En önemlisi de yılbaşı için yemek menüsü; Et yemekleri, pilav, salata, mezeler ve tatlılar…


Et yemekleri denince, yılbaşında akla gelen ilk yemek ve akla akla gelen tek şey hindidir;


Yılbaşının vazgeçilmez yemeği olan hindi, bu yılbaşında da ister evde,ister başka bir ortamda,  lakin yemek olarak düşünecek yemek  yılbaşı hindisi olmalıdır. Nefis bir pilav ile doldurularak hazırlanan yılbaşı hindisinin tadını hiç bir şey tutamaz. Hindi dolması lezzetli bir yemektir. Özellikle de hindi Kandıra hindisi olunca da, tadına doyum olmaz;Doğal ortamda, bahçede, çayır çimen, mısır, buğday ve aromatik  bitkilerle doğal beslenen hindiler yılbaşında sofraları süsleyen en değerli besin kaynağıdır. Kandıra’nın bir çok köyünde doğal ortamda yetişen hindi bulmak ve satın almak mümkündür.


Bir de, özellikle köy evlerinde kurulan kuzine soba üzerinde kestane pişirmek ve mısır patlatıp, soba üzerinde ağır ağır demlenmiş çay ile birlikte pişirilen kestane kebap ve patlamış mısırı afiyetle yemek. Ne kadar keyifli ve ne kadar lezzetli veee ne kadar nostaljik değil mi???


Yılbaşında herkes bir araya gelip yemek yedikten sonra, sıra tombala oynamaya gelir. Heyecan içinde başlanır çinko, çinkola ve tombala. Ne kadar heyecan verici bir oyundur. Şimdi öyle mi? Herkesin elinde akıllı telefon ve herkes kendi aleminde. Ne muhabbet var, ne de bir sohbet…


Yine saat 24:00′ a yaklaşırken TRT kanalında siyah beyaz televizyonlarda ( o zamanlar renkli TV ler yoktu) bayram sabahlarının ve yılbaşı gecelerinin sembol ismi, klarnet sanatçısı Mustafa Kandıralı, resmen klarneti konuşturur ve insanları mest ederdi.insanlar televizyon karşısında oynar ve eğlenirdi.Ne güzel günlerdi o günler…


Saat 24:00 , ya da 00:00 olduğu zaman tüm dünya sevinç çığlıkları atmaya başlarlar. Hatta saat 23: 59 olduğunda 10, dan 0’a kadar saymaya başlanır; 10,9,8,7,6,5,4,3,2,11111,00000…Sevinç ve mutluluk çığlıkları derken bir yılı bitmiş, yeni bir yıla girilmiş olunur. Aslında yazacak o kadar çok şey var ki; Ama köşe yazısı olunca kelimeler sınırlı olmak zorunda.
Aslında bizlerin bu kültürleri unutalı yıllar oldu. Köylerde yine bu kültürleri devam ettiren hemşehrilerimiz vardır. Lakin benim bu zevkleri tatmayalı  çok uzun yıllar oldu. 12 yaşında elinde bir çanta ile Kandıra’dan çıkalı tam tamına 40 yıl oldu. Çok sık Kandıra ‘ya gitmeme rağmen, yinede bu duyguları yaşayamıyorum. İnşallah belki bir gün…


Yani kısacası Kandıra ‘lı olmak ayrıcalıktır. Bu bağlamda tüm Kandıra’lı hemşehrilerimizin yeni yılını en içten dileklerimle tebrik ediyorum. 


Saygılarımla!!!Ayhan Yalçın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.