Cumhuriyet Bayramı Üzerine-Emekli Yarbay Salih AKYILDIZ

  


TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURUCUSU,İLK CUMHURBAŞKANIMIZ BÜYÜK ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün 29 EKİM 1923’TE KURDUĞU CUMHURİYET ÜZERİNE

      Bugün Mustafa Kemal ATATÜRK’ün”SAYGI DUYULAN UYGAR VE ÇAĞDAŞ BİR TÜRK DEVLETİNİ KURMAK”için hedeflediği CUMHURİYETİN 98 nci yılını yaşamanın mutluluğunu,damarlarında hissederek idrak eden ve “NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE”diyenlerin 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMINI kutluyorum.
      Öncelikle sizlere devlet yönetim şekillerini bir hatırlatmak istiyorum.
          MONARŞİ:Egemenliğin bir kişiye ait olduğu yönetim şeklidir.Babadan oğula geçer.Yasama,yürütme ve yargı yetkileri bir kişinin elindedir.!!!!
          OLİGARŞİ:Egemenliğin belli bir sınıfın,gurubun yada küçük bir azınlığın elinde olduğu yönetim şeklidir.
          TEOKRASİ:Egemenliğin,din adamlarından oluşan etkin kişilerde olduğu yönetim şeklidir.Tüm kanunlar dini kurallara göre düzenlenir.
          CUMHURİYET:Egemenliğin millete ait olduğu,insanların seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu yönetim şeklidir.Yönetim ve güç halkın seçtiği temsilcilere belirli süreler için verilmektedir.
      Bu yönetim şekillerinde insana değer veren ve yönetimlere girme hakkını tanıyan yalnız CUMHURİYET’tir.
      Cumhuriyet;milletin üstünde hiçbir otorite veya yetkili makam tanımamakta,devletin gücü doğrudan doğruya milleti oluşturan bireylerin elinde ve iradesinde bulunmaktadır.Cumhuriyet devlet hizmetlerinde veraset usulünü mutlak surette red eder.Seçim ve tayin usulü Cumhuriyetin özü ve gerçek anlamıdır.Cumhuriyet demokrasinin en gelişmiş şeklidir.ATATÜRK’e göre demok-rasi prensiplerinin en asri ve en mantıklı tatbikini tesis eden bir yönetim şeklidir

CUMHURİYET.

 ATATÜRK’ÜN CUMHURİYET FİKRİ

1789 Fransız Devrimi gerçekleşince devrimin köklerini oluşturan düşünceler bütün dünyaya yayıldı.Devrimi gerçekleştiren düşünceler o günkü Osmanlı aydınlarını da etkilemişti.
Atatürk ittihat ve terakkinin önceleri aktif bir üyesiydi.Ancak cemiyetin liderlerini(Talat,Enver ve Cemal paşaları)yakından tanıyınca geriye çekilerek hem İttihatçılardan hemde kendi arkadaşlarından tamamen ayrıldı.
Atatürk’ün sınıf arkadaşı Org.Asım GÜNDÜZ”Bizler vatan,millet ve Türklük fikrini ilk defa Harp Akademisi sıralarında on-dan öğrendik”demiştir.(Asım GÜNDÜZ,Hatıralarım,S-14)
Ali Fuat CEBESOY “Sınıf arkadaşım ATATÜRK”adlı eserinde Atatürk’ün henüz 21 yaşında ilken Cumhuriyetçi fikirler taşıdığını,1905’de atandığı ilk görev yeri olan Şam’a gitmeden önce arkadaşlarıyla yaptığı bir toplantıda”Asıl dava yıkıl-mak üzere olan İmparatorluktan öncelikle bir TÜRK DEVLETİ çıkarmaktır,”demiştir.
Mustafa Kemal ATATÜRK Fransız ihtilalinin alt yapısını oluşturan J.J Rouseau ve siyaset bilimci Montesquieu’yü oku-muştu.JJ Rouseau’nun “Kişi için özgürlük”ve “Toplum için Cumhuriyet”kitaplarından etkilenmişti.1914 yılında ateşemiliter olarak tayin edildiği Sofya’ya giderken arkadaşı Kazım ÖZALP’e Osmanlı Devleti ile ilgili olarak”Bu hanedandan ülkeye huzur yoktur, diktatörlük ise ulusları mutlu kılmaz. Devletin esasını Cumhuriyet ilkelerine göre hazırlamak gerekir. ”(Atatürk’ten anılar,S.26)


30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes antlaşmasının imzalanmasından sonra işgaller başlamış,Erzurum Kongeresi sırasında gelecekle ilgili olarak,Mazhar Müfit KANSU’ya Kurtuluş Savaşını kastederek”Zaferden sonra hükümet şekli Cumhuriyet olacaktır”diye yazdırmıştır.
22 Haziran 1919’da yayımlanan Amasya Bildirgesinde”Milletin bağımsızlığını,yine milletin azim ve iradesi kurtara-
caktır”ifadesi,Cumhuriyetin esas öğesi olan MİLLETİ ön plana çıkarmaktadır.
Sivas Kongresi günlerinde İstanbul daki İngiliz yüksek komiseri Amiral Robeck Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a gönderdiği raporda(17 Eylül 1919)kongreyi yorumluyarak ,Sivas kongresini “bir Cumhuriyet girişimi olarak nitelemiştir.
23 Nisan 1920’de açılan meclis Amasya Bildirgesinde belirtilen”MİLLETİN KADERİNE EL KOYMA” görevini yerine ge-
tirmeye; meclis kendi başkanını ve üyeleri İçinden bakanlar kurulunu seçerek, oluşturmaya başlamıştır. Padişaha karşı çıkılıyor, Sadrazam Damat Ferit’i vatan haini olarak ilan ediyordu. Kurulan bu yönetim tam bir CUMHURİYET ti.Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan 50 gün sonra 1 Kasım 1922’de Saltanat (Padişahlık) bir yasa ile kaldırıldı. Bu arada yapılan seçimlerle oluşan,ikinci meclis çalışmalarına başlayarak adım adım Cumhuriyetin ilanı için çalışmalarını yapıyordu.
Nitekim 29 Ekim 1923’de Meclis ta-rafından kabul edilen kanunla ,Anayasanın birinci maddesine sadece şu cümle eklenmiştir.”TÜRKİYE DEVLETİNİN HÜKÜMET ŞEKLİ CUMHURİYETTİR.”
Özetle açıklamaya çalıştığım
Cumhuriyet yolculuğu, bu aşamalardan geçerek”EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR”kuralı artık devlet yönetiminde yerini alıyor, Demokrasiye giden yol aydınlanıyordu.
ATATÜRK, sonunda laik ilkelere dayalı uygar ve çağdaş bir devlet kurma hedefini gerçekleştirerek, bizlere TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ emanet etmiştir.
Bu CENNET vatanı ATATÜRK Önderliğinde canları pahasına bizlere bırakan, başta Atatürk ve silah arkadaşları olmak
üzere, bütün şehit ve gazilerimize Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun.
Ne pahasına olursa olsun,

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENLER, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ, DAHİLİ VE HARİCİ BEDBAHLARA
RAĞMEN, İLELEBET YAŞATACAKLAR VE MUASSIR MEDENİYET SEVİYESİNDEN ASLA TAVİZ VERMEYECEKLERDİR.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.