Yol Hikayeleri- Adnan FİLİZ

YANLIŞ MI YAPTIK?


İzmit doğumlu bir kişi olarak Kandıra ile tanışıklığım hayli geç oldu diyebilirim.
Bu tanışma iki nedenle gerçekleşti.
İlk neden; 17-18 yaşlarındayken rahmetli Birsen Özkaya ağabeyimle birlikte
Kandıra’da bir gazete yayınlama girişimi.
İkincisi ise 1974 yılında Kerpe’de yaptırdığımız yazlık.
Ondan öncesinde, Kandıra’dan gelen ünlü “manda yoğurdu” ve Kandıralı ünlü
siyasetçiler Nihat Erim ve Turan Güneş’in ünleri, benim Kandıra ile
uzaktan tanışmamı sağlamışlardı.
Yazlığımı tamamladıktan sonra, Cumartesi ve pazar günleri yaz kış ailece
mekanımız oldu. Bu yüzden de Kandıra ve Kandıralılarla başlayan ilişkimiz
bugün sürüyor. Evimiz ve oradaki yaşantımız, güzel anılarımız, Kandıralı
dostlarımız gönlümüzde yerlerini koruyorlar.

YOL HİKAYESİ


Kandıra Postası Gazetesi girişimiz ile benim de yol hikayelerim başlar.
Bugün Merkez Bankası’nın bulunduğu yerdeki İzmit Otobüs Garajında başlayıp
burunlu bir mersedes otobüsle başlayan ilk yolculuk çok zorlu geçti.
Çocukluluğumda hatta gençliğimde beni otomobil, otobüs yolculuğu çok
sarsardı.
İlk Kandıra yolculuğunda dar yollar, bitmeyen virajlar beni mecnuna çevirmişti.
Bereket versin hiçbir yeri kirletmeden ilçeye varmıştım.
Yerel basında Kandıra’nın yolları ile ilgili yazdığım yazıları toplasam bir kitap
olur. Gazete arşivleri bunun tanığıdır.
Bugün Kandıra’ya ulaşan otoyol niteliğindeki yolun yapımında birkaç gazeteci
arkadaşımla birlikte benim de büyük katkım vardır. Yıllarca yazdığımız yazılar
Ankara’yı hiç etkilememişti. Ta Çiller Hükümeti döneminde Kandıralı
arkadaşımız eczacı Kazım Dinç Sağlık bakanı oluncaya kadar. Şimdi için için
gülüyorum. Ülkeye neredeyse hiç yararı olmayan, hele ekonomik kararlarıyla
geniş kesimleri perişan eden Tansu Çiller’in herhalde tek eseri bu oldu.

Yazılarımızda yol konusunun Kandıra’nın gelişememesinde en büyük paya sahip
olduğunu vurguluyorduk.
Gerçekten Kandıra o yıllarda hem nüfusu hem sosyal yaşamı bakımından bir İç
Anadolu kasabası görünümündeydi. Sanki bir ağalık rejimi yaşıyordu. Röportaj
için gittiğim belediye başkanını belediyede bulamamıştım. Sorduğumda
görevliler “o ara sıra buraya uğrar, genellikle mağazasında olur” dediler.


PİŞMANLIK


O dönemde Kandıra yollarından çok şikayet ederdik. Ama bugün yollar
yapılınca o zamandan bugüne neler kaybettiğimizi de hatırlar olduk.
Zorlu otomobil yolculuğumuz çok güzel bir doğa içinde gerçekleşirdi. Ailece
İzmit’te fırından aldığımız sıcak simitleri, hazırladığımız çay ve kahvaltılıkları,
mola verdiğimiz de müzik nameleri gibi gelen dere şırıltıları arasında yerdik.
Dere kenarındaki yabani zakkumlar, topladığımız yaban çilekleri şimdi nerede?
Artık pencerelerinde, evlerin önünde yer alan vita tenekeleri içindeki
sardunyaları, cam güzellerini görmek hayal oldu.
Kupkuru, doğadan güzelliklerden uzak hızlı bir yolculuk artık Kandıra’ya gitmek.
Acaba yen, bir yol yapılması için ısrarımızda hata mı yaptık diye düşünmüyor
değilim.
Hele Kerpe, Kefken, Cebeci’in yaz hali kalabalığı. Biz eski yol varken çok asude
günler geçirdik, yaşadık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.