HADİ BE KARDEŞİM! BİR YERDEN BAŞLAYALIM_ Av. Abdurrahman KAYMAK

Biz Ömer’i beklerken sabahın altısında İzmit’e gitmek için, kaldırımda volta atar, memleket için hayaller kurar, sevinir, ağlaşırdık…

Gözü kara biri lazım şimdilerde, nizama bağlı ama adil olanın peşinde olan. Sokağın ağzı ile yürek yemiş biraz, delisinden hani, ocu bucu olmayan ama en çok da eyvallahı…

Bu kadar zor olmamalı halktan yana olmak ve bu kadar dar olmamalı insanların ufukları…

Anaya hatır ne ise, doğup büyüdüğü yere de olmalı insanın bir hatırı.

Yine kurduk hayalleri yine bir Amerikan filmi kahramanı arıyoruz. Şu sübliminal öğretilenlerden. Oysa içimizdeki Deli Dumrullar yeter de artar.

Dönelim konuya, belki de anlayana dönüyoruzdur konuda.

Yav diye başlamak istiyorum. Aklıma şöyle tabelalar geliyor “iki ayaklı ayılar giremez” Bence Kandıra’nın çeşitli yerlerine bu tabelaları asmalıyız. Daha Cuma günü elindeki içeceğin kutusunu fırlattı bir 34’lü cezaevini geçerken arabasının camından…

Sahiller günü birlikçi eziyeti diye bir şey çekiyor. Ama kabahatin büyüğü bizde. Örnek olsun Bayram da Kerpe Paşaağzından rampayı çıkıyordum, sağ tarafta orman içleri çadırcı dolu, tuvalet yok, su yok. Bir idareci de sormaz mı abilerim ablalarım  “ Nereye sçyor bu insanlar diye?” Kerpe Kerpe, hani incimiz olan! En değerli sahilimizde durum buyken, size ne Seyrek’i ne Sarısu’yu anlatayım. Durum içler acısı.

Kandıramızın sahillerinde İstanbul Beyoğlu Belediye ve Bağcılar Belediyelerinin kamp vb alanları var. İzmit Belediye’sinin Sarısu’da tesisi var. Kandıra Belediyesi’nin otoparkı, tuvaleti dahi yok. Neden Kandıra Belediyemizin bir sosyal tesisis, bir restoranı vs olmaz. ( Şimdi mevcut Başkana yükleniyorum gibi algılanmasın, kardeşim bunlar hiç olmadı ki?) Kim yapacak bunları. Ayvalık’a gidin Ayvalık Belediye’sinin sahilde restoranı vardır? Muğla’ya gidin Fethiye’nin kaç sahilde kafesi vs var. Adamlar sahili ikiye bölmüş girişe 20-25-TL otopark parası aldıkları bir sistem kurmuşlar. Sahile gireceksen o otoparka arabanı çekeceksin kardeşim. Sonra plaj ikiye ayrılıyor, ücreti taraf ücretsiz taraf. Kendi şemsiyen şezlongun var tercih senin ücretsiz tarafa gidersin, yoksa ücretini öder diğer tarafta hizmet satın alırsın. Biz de bir iki sahilde Büyükşehir’in tekelinde ( Cebeci- Bağırganlı) düzen var, kalanları Allah’ın yarattığı ile bırakmışız.

Belediyemiz öncülüğünde mutlaka ve mutlaka

  1. Babatepesi gibi bir hazineye Seyir Terası yapılmalı- İşletmesini Belediyemizin yaptığı bir cafe halka hizmet vermelidir.
  2. Günü birlikçi eziyetine son verilmeli. Günü birlik Kandıramıza gelen misafirlerimize otopark alanı, duş ve tuvalet alanı, sahilde hizmet vb tüm imkanlar tanınmalıdır. Tüm sahiller bir düzene geçmelidir. Bakın burada bir dip not atayım Kıymet Ahsen Okyar abim her fırsatta söyler Kandıra’da  ( Karadeniz Bölgesinde) küresel ısınmanın etkisi ile yazlar daha sıcak ve uzun geçmeye başlayacak, Güney illerimiz artan sıcaklar nedeni ile daha az tercih edilecek diye. Sanırım bu öngörü bu yaz ülkece kahrolduğumuz yangınlar neticesinde daha da gözle görülür hale geldi, öte yandan ben 36 yıllık hayatımda en sıcak Kandıra yazı yaşadım diyebilirim.
  3. Babatepesi haricinde sahillerimizde uygun yerler tespit edilip Seyir Terasları inşa etmeliyiz. Bakın bu fikir Anadolu da saçma sapat yerlere yapılan seyir teraslarına olan rağbeti düşündüğümüzde bizde kesinlikle karşılık bulabilecek güçtedir. Safranbolu’daki Seyir Terasını ziyaret edenler beni daha iyi anlayacaklardır.
  4. Ormanlarımızı mutlaka ama mutlaka korumalıyız. Belediyemiz, Kaymakamlığımız bu konuyu en üst düzeyde planlamalı ve orman içlerinde yapılan kamp ve piknik faaliyetlerine son verilmelidir. Bu hem çevre kirliliğini hem de yangınları önlemek için elzemdir.

Kandıra’da bölgesel ve ulusal çapta turizmi geliştirmek için bir irade ortaya koymak zorundayız. Sadece denizi düşünmeden, toplantıların yapılabileceği işletmeler, doğa turizmine yönelebilecek işletmelere ihtiyacımız var. Ama bunun için önce düzeni sağlayacak ortak alanları yönetecek ve işletmeleri vizyoner hareket etmeye zorlayacak bir Belediyeciliğe ihtiyacımız var. Ben telin içini harika bir işletmeye çevirsem ne olur!, kapımın önünde nerede elini yıkayacağını bilmeyen çadırlar var. Bir kişinin girişimi ile bu düzeni sağlayamayız. Birlikte olursa İstanbul gibi dünyanın en büyük müşterisinin en şanslı tedarikçisi olabiliriz. Bu vizyoner atılımlar ile Kandıra’yı koruyarak başlar. Sevgiler, saygılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.