Ahmet GÜNEŞ Kandıra Tarihçesi

KANDIRA’NIN TARİHÇESİ

Kandıra,Orhan Bey zamanında,1308-1317 tarihleri arasında Kocaeli Fatihi adıyla anılan Akçakoca Bey tarafından Osmanlı topraklarına katıldı.1550’den itibaren bozulmaya başlayan ekonomik durum İzmit’i de etkilemeye başladı.Bunun Üzerine hazinenin gelirlerini arttırmak için devlet bazı önlemler almaya mecbur oldu.Bunlardan biri de ‘Arazi Tahririlerini’ yenilemekti.Bunun üzerine pek çok kişi toprağını bırakarak soygunculuğa başladı.

1565’te Bursa sancak beylerinden Abdurrahman Bey eşkiyayı yakalayarak cezalandırmak üzere görevlendirildi.Bu yıllarda Suhte (Medrese öğrencisi) ayaklanmaları patlak verdi.

Bu ayaklanmaların İzmit’e büyük zararı oldu.özellikle Kandıra sık sık Suhtelerin saldırısına uğruyordu.1571 yılında Suhte olaylarından halkın yakınması üzerine İstanbul’dan Ulefeciler Ağası Ramazan Bey 100 askerle kasabanın yardımına gönderildiyse de olaylar yatıştırılamadı.

1573’te doruk noktasına ulaşan Suhte olayları,1592’de İstanbul’da başlayan veba salgınının İzmit’e de sıçraması zaten yaşanmaz hale gelen hayatı felce uğrattı.1868 yılından önce Kandıra,Üsküdar kazasına bağlı bir nahiyeydi.Kaza olunca Bağımsız İzmit Sancağına bağlandı.Coğrafi durumu,İstanbul,İzmit ve Karadeniz’e yakınlığı sebebiyle Kandıra,İstiklal Savaşımızda oldukça yoğun faaliyetlerin yürütüldüğü bir yer oldu.

İstanbul’dan Milli Mücadele için kaçarak Ankara’ya gitmek isteyenler,İstanbul-Şile istikametinden Kandıra’ya geldiler ve sonra Geyve Boğazı yolundan Ankara’ya ulaştılar.Bunların arasında Atatürk’ün silah arkadaşlarından ve eski Harbiye Nazırı Fevzi Çakmak Paşa da bulunmaktaydı.Kandıra Kurtuluş Savaşı esnasında değişik işgallere maruz kaldı.1918’deİngilizlerin,1920’li yıllarda Yunanlıların işgalini yaşadı.Bir dizi Rum,Ermeni,Abaza,Çerkez çetelerin saldırı ve tecavüzleri ile yağmalar gördü.Bütün bunlara rağmen Kandıra halkı ve köyleri başlangıçtan itibaren Kuva-yi Milliye’yi ve Mustafa Kemal’in önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı desteklediler.Dışarıdan hiçbir etkiye lüzum görmeden Kandıra halkı ve bilhassa köyleri,kendilerinden durumu anlayarak silaha sarılma zorunluluğu hissettiler ve birer baş seçerek,köy ve nahiye olarak,milis kuvvetleri kurarak mücadeleye başladılar.

Bunların bazıları Kandıra kazası Şehler nahiyesinden’Halit Molla’,Akçaova nahiyesinin Tokaçlar köyünden Ahmet reis oğlu ‘Molla Rıfat’,Kaymas nahiyesinden ‘Halit Pehlivan’, ‘Dayı Mesut’çetesi, ‘Yahya Kaptan’gibi çetelerdir.Milli mücadele yıllarında adını duyuran Kuva-yi Milliyeciler’den biri de Kandıra ve Karasu yöresindeki direnişi yöneten ‘İpsiz Recep’tir.

‘Eski Zam Beyi’Apdullah Emiroğlu sülalesinden gözü kara bir Rize’li…1862 doğumlu,ince uzun boylu bu delikanlı,mütareke öncesinde tuz kaçakçılığıyla geçinenRize’li bir motorcudur.Motorunun Kefken Adası açıklarında batması üzerine çete kurar.Mütareke başlayınca çevresindekilerle Kuva-yi Milliye’ye katılır ve İngiliz müfrezelerine büyük kayıplar verdirir.Recep,Yunanlılara ani baskınlar düzenleyerek Kefken Adasına kaçar. ‘Kefken Adası’nı üs olarak kullanır.

Anadolu’nun üzerindeki sis perdeleri dağılıp,silah bırakıldığında hem maaşa,hem de İstiklal Madalyasına hak kazanmış 25 muhafızı ile kendisini borçlandırarak verilen Kızılcık köyünde bir yıl durur.daha sonra Akyazı Yenimahalle köyündeki evine döner.’Halit Molla’,Şehler nahiyesi gençlerinden beş altı yüz kişilik bir kuvvetin başına geçerek,her ferdin kendi silahını temin etmesini;Sifler ve Fındıklı köyleri civarında 100’er kişilik Rum Ermeni çetelerini tamamen imha ederek,Yunan taburuna da önemli kayıplar verdirir.Kaymaz nahiyesinden ‘Halit Pehlivan’ ise arkadaşlarıyla birlikte Rum,Ermeni,Abaza çeteleriyle mücadele eder.Akçaova nahiyesinden ‘Rıfat Molla’,50 kişilik bir kuvveti kurarak önce kendi çevresindeki Rum çetelerini temizler;ardından İstanbul yolunu açmak için,halkı soyarak gelmekte olan 300 atlı Çerkez ve Abaza çetelerine karşı Rıza Bey ve grubuna yardım ederek bu çetelerin başarılı olmasını engeller.

Kandıra 21 Haziran 1921 sonlarına kadar Yunanlıların işgali altındadır.Kandıra halkının direnişini ve oyunlarının bozulduğunu gören düşman kuvvetleri çekilmek zorunda kalır. Temmuz 1921 sonlarında Kandıra kesin olarak Türk birliklerinin denetimine geçer.

One thought on “Ahmet GÜNEŞ Kandıra Tarihçesi

  1. Kendi tarihimizi bilmek ve geleceğimizin sahibi gençlerimize aktarmak çok önemli. Özelikle düşmanı yurdumuzdan söküp atmada emeği ve gayreti bulunan kişileri ve bunun için yaptıkları fedakârlıkları zihnimizde hep canlı ve diri tutmalıyız. Bu mukaddesin amaca hizmet eden bu tür yazıların bu ve başka sitelerde sık sık yayımlanması dileğiyle yazarını tebrik ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir