Ferit AYAZ ‘dan AKDURAK MAHALLESİ

Kandıra….Akdurak mahallesi….Geleneği olan,tarihini her köşesinde taşıyan bir mahallede doğup büyümek,insanın başına gelebilecek en güzel şeylerden biri ama en hassas ayrıntıyı atlamadan kucaklamalı bu güzelliği.

Her anlamda öğretisi yüksek mahallelerden,yeteri kadar nefes aldıktan sonra ayrılmalı mutlaka.Doğdun ,büyüdün ve serpildin.Gördüklerini ,hissettiklerini ,anladıklarını cebine koyup usulca veda edeceksin .Kalan zamanını yine orada tüketmeye kalkarsan,tersine işlemeye başlar kadim kültürün beslenme yolları .

Sen ondan aldıklarınla doyuruyorken ruhunu ,bir anda o seni yudumlamaya başlar.Hem senin için hem de o yıpranmış sokaklar için gereklidir bu yenilenme..Öyle bir yaşam hazinesidir ki mahallende edindiğin ,onu başka coğrafyalara götürür ve yaşatırsan kıymeti,parıltısı gün yüzüne çıkar.Durduğu yerde bir gün mutlaka paslanır,çürür .Sen de onunla birlikte çözülür ,dağılırsın.Oradan aldıkların artık yaşamsal havayla temas etmiştir .Zamanı geldiğinde onu yeşertecek yepyeni besinlerle güçlendirecek bölgelere göç etmelisin …

Bu tarz öğretilerin en önemli özelliği budur,seni büyütür,besler,kanatlandırır.Başka diyarlara uçmak senin elindedir artık.Mahalle çok esaslı bir mirastır,onu çoğaltan,onu çoğaltan şey de kıymetli bir vedadır…..Kandıra sokaklarındayım.İlkbaharı çoşkuyla karşılıyorum…..

Toprağın altında çimlenen tohumlar ,kabuğunu çatlatıp hayata inat edercesine yeniden filiz vermiş …Öbek öbek çiçekler gövermiş duvar diplerinde.Her an ezilebilme kaygısını ,umutsuzca ön yargılarını ötelemiş bir sonraki günlerin hatırına..Yüzlerini umutla güneşe doğru çevirmiş her biri..Hepsinin kokusunu teker teker içime çekerek ,tek bir çiçeği bile ezmemeye dikkat ederek ilerliyorum,sokaklar boyu..

Rüzgarın fısıltısını duyuyorum.Bağrıma kadar sokulmuş..Hayat her şeye rağmen güzel diyor…Gülümsüyorum ona,yüreğimden fışkıran en sıcak duygularla…Adeta yüzümde güller açıyor…Önümde hızla geçip giderken saçlarım uçuşuyor…Etrafa saçılan çiçekler şen kahkalar atıp ,el çırpıyor arkasından…İçimdeki sonbaharın çığlığını duyuyorum ansızın.Her gelişin bir gidişi olduğunu hatırlatıyor

.Sonra da gitme zamanının geldiğini söylüyor,açıktan…Anlıyorum,gitmeliyim..İçimde kocaman bir boşluk bırakarak arkamı dönüyorum.Hızla oradan uzaklaşırken başımı çevirip geriye bakıyorum..Yeryüzüne düşen bir su damlasıyım..Ağaçların yapraklarının arasından geçerek toprağın bağrına karışıyorum.Hazan mevsimi çökmüş üzerime…Kışı bekliyorum…Sessizce ….Kandıra sokaklarındayım…Her yer soğuk ve ben çok üşüyorum…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.